Anne ve Bebek

Doğum Sonrası Depresyonu (Postpartum Depresyon)

Postpartum Depresyon ; Doğumdan 6-8 hafta sonra başlayan, 1-2 yıla kadar sürebilen, genel olarak genç yaşta doğum yapan kadınlarda görülen depresyon türüdür. Annelik, mutluluk verici bir duygudur. Ancak aynı zamanda stresli bir süreçtir. Bir çok kadında doğumdan sonra ruh hallerinde değişkenlik görülür. Kadın ; kaygılı, üzüntülü ve stresli olabilir. Bu durum, doğumdan sonra ilk haftada başlayıp 10 gün içerisinde kendiliğinden geçebilir. Bu her kadında görülebilen bir durumdur. Doğum sonrası depresyonu ise, 6-8 haftada başlayıp, 1 -2 yıla kadar devam eden, tedavi edilmediğinde büyük sıkıntılara yol açabilecek bir durumdur.

Doğum sonu depresyonunun bir çok nedeni bulunmaktadır. Biyolojik olarak en önemli faktör, hamilelikte yükselen kadınlık hormonlarının, doğum sonu aniden düşüş göstermesidir. Folat eksikliği ve tiroid hastalıkları da doğum sonu depresyonun biyolojik sebepleridir.

Psikolojik sebepleri ise ; yaşamlarının başkaları tarafından biçimlendirildiğini düşünen kadınlar yüksek risk altındadır. Psikolojik kuramlar, bu durumu bağımsız kendiliğin kaybedilmesiyle birlikte, kadının alıcı konumdan verici (besleyici) konuma geçmesi olarak ifade etmişlerdir. Hamilelik döneminin bitmesiyle birlikte bebek, anne karnından ayrılmıştır. Bu durum da annelere, çok sevdiği birinin kaybını hatırlatmaktadır.

Postpartum Depresyon

Kadınlarda depresyon oranı, erkeklere oranla daha sık gözlenmektedir. Kadının toplumdaki rolü ve üstlendiği sorumluluklar, bu durumu tetikleyici faktörler arasındadır. Kadının geçmişinde psikolojik probleminin olması, evliliğiyle ilgili sorunlar yaşıyor olması, eşinden yeterince destek görememesi, istenmeyen gebelikler, genetik faktörler, ilk gebelikler, kadının evli olmaması, annelik için hazırlıksız olma, riskli doğum geçirmiş olmak, doğumda bebeğini kaybetmek, doğum korkuları, doğumla birlikte, çift olmaktan anne-baba olmaya geçmek, doğum sonu depresyonu tetikleyen faktörler arasındadır.

Gebeliğinde evliliğiyle ilgili sıkıntılar yaşamış, eşlerinden gerekli desteği almamış ve alamayan kadınlarda da doğum sonu depresyonu görülme riski oldukça yüksektir. Bir kadın için en büyük desteğin eşi olması gerekmektedir.

Doğum Sonrası Depresyon

Doğum sonu depresyonu, normal depresyondan ayıran en önemli özelliği, intihar düşüncesinin fazla olmamasıdır. Doğum sonu depresyonu olan kadınlarda, depresyon süresi, normal depresyona oranla daha kısadır. Genellikle akşamları bunalımlar gerçekleşebilir. Normal depresyona göre zihinde karışıklıklar daha fazla görülür.

Doğum sonu depresyonunun belirtileri : Kaygı, hüzünlenme, stres,aşırı yorgunluk, halsizlik, duyarsızlık, duygusal boşluk, sosyal aktiviteler’den kaçınma, bebekleri üzerinde suçluluk duygusu hissetmek, yerinde duramamak, bellekte zayıflamalar, dikkat dağınıklığı, sinirlilik, panik atak, birdenbire ağlama krizleri, kilo kaybı, iştahsızlık, ilgi ve istekte azalma, uykusuzluk, bebeğini öldürmekle ilgili düşünceler. Önceki gebeliklerinde, doğum sonu depresyonu yaşamış kadınlarda majör depresyon görülebilmektedir.

Tedavide istirahat etmek, yürüyüş yapmak, eş ve arkadaşlardan yardım istemek, bebek uyuduğunda uyumak, kişisel hijyene dikkat etmek, çok bunaldığında bakıcı istemek gibi aktiviteler yapılabilir. Ağır vakalar’da uzman değerlendirmesi gerekebilir. Antidepresanlar ve antipsikotik ilaçlar başlanabilir. Bireysel ya da grup terapi uygulanabilir. Anne-babaya aile terapisi uygulanabilmektedir. Bilinmelidir ki doğum sonu depresyonu yenmek için sosyal destek en önemli kriterdir, en iyi sosyal destek ise kadının eşidir.

Anne ve Bebek döneminde ortaya çıkan gelişmeler ve bilgiler konusunda Anne ve Bebek kategorisini inceleyebilirsiniz.

Referanslar : https://tr.qwe.wiki/wiki/Postpartum_depression

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı